evet bugün hava kapalı...hatta yağmurlu...inanır mısınız bir de rüzgar var üzerimize afiyet...hava nasıl biliyor musunuz ??? 12.30'da kalkıp daha saat ancak 7'dir deyip yattım...o derece...
Şimdi size bir gencin koskoca yedi ayını ya da su gibi akıp geçen yedi ayını özetleyeceğim...bu yedi aylık süreç 24 nisanda başlar ve 27 kasımda...
sorunlarımı çözmemiş hatta çözmeyi denememiş olmama rağmen tekrar yazmaya karar verdim...bu aralar tembelliğim üzerimde...bütün gün uzanıyorum,değil dışarı çıkmak üst kata yemeğe bile zor çıkıyorum... ama öyle...
sevgili blogum bayadır yazı yazmadığım farkındayım ve bir müddet daha bu böyle devam edecek...kafamdaki sorunu çözebilirsem -ki zor görünüyor- veya sorunumu windows'u yeniden başlatmayı erteleyen...
bundan yıllar önceydi... daha gençtim o zamanlar..hatta ergen dediğimiz o nev-i şahsına münhasır insanlardandım.discman taşımanın ona pil yetiştirmenin,cdlerini taşımanın yarattığı gerginlikten bıkmıştım.ve onda imdadıma yetişen bir...
Benim Atam diktatördü !!! En büyük diktatör benim Atamdı !!! Atam diktatördü ; Çünkü bize hiç bir zaman yalan söylemedi... Ne şehidine kelle dedi... Ne de analara laf etti... Açılım yapmaya...
kendi kendine konuşmak deliliğin bir göstergesi midir ??? kesinlikle hayır...kendi kendine konuşmak olsa olsa yalnızlığın bir göstergesidir...kiminiz okuyunca ''ne diyor lan bu ??'' diyeceksiniz yada...
normal sıradan monoton birgün yine bitti diyordum ki bir arkadaş bana şu şarkıyı yollayan kadar 'aşk hiç biter mi'..ama oraya gelene kadar tabi ki oldu...
oldum olası üç kelimeden oluşan isimler etkilemişti beni : mimar sinan köprüsü,renkli rüyalar oteli,sikli baba türbesi gibi ama beni ilk kez bir tanesi böyle etkiliyor...
bir kaçış uğruna başladığım sakarya macerasının içindeyim.geçen seneler benim için zor oldu tabiki de ama bunu zaten ben istemiştim.kendimi cezalandırmak için geldiğim bu yerde hahikaten...